GÖÇE MAHKUM DOĞANLAR
Köyden kente göç sanayileşmenin en doğal sonucudur. Toprağa bağlı yaşayan insanlar sanayileşme ile birlikte kentleşme sürecini yaşarlar. Bu süre, ortalama 200 yıldır.
Ya biz?
Otuz yılda her şey altüst oldu. Savrulduk sağa sola, ekmek peşinde. Memleketimizde kalsak, yoksulluk, sefalet ve cehalet içinde yaşamaya mahkum olacaktık. Göç etmek sorunu tamamen çözdü mü? Tabi ki hayır!..Başka acılar sıkıntılar yaşandı, yaşanmaya devam ediyor.
Çocuğumuzun elinde tutup; "Bak, bu bizim aile mezarlığımız. Şu filanca bu falanca" deme hakkımız bile yok. Aynı aileden insanların, karı kocaların, kardeşlerin mezarları arasında bile yüzlerce kilometre var.
Neden?..
İşsizlik, işsizlik, işsizlik!..
İkizdereliler vatansever, devletine bağlı insanlardır. İsyan etmediler. Çare aradılar. Yaşamlarını devam ettirebilmek için. Başları dik yaşadılar. Hiç pes etmediler.
Yıllar geçti bu göç denen beladan kurtulamadık. İkizdere sürekli göç vermeye devam etti. Sürekli nüfus azaldı. On beş yaşında gurbet yollarına düşme kaderi değişmedi.Elbette göç sorunu Türkiye genelinde var. Fakat, İkizdere'nin yaşadığı boyutta başka bir örnek var mıdır? Bilmiyorum.
Türkiye'nin tercih ettiği Marmara endeksli kalkınma modeli bizim bir köşede unutulmamıza neden oldu. Çok siyasetçiler, devlet adamları yetiştirdik. Hiçbiri doğduğumuz yerde doymamızı kısmen de olsa sağlayamadı.
Bir ümit ışığı vardı. Turizm.
Bir gün; "Sularınızın kullanma hakkını filan firmaya 49 yıllığına sattık" dediler ve HES süreci başladı. Turizm ümitleri de bir başka bahara kalmak üzere. İkizdereli yine göçe, işsizliğe mahkum. Azalan nüfus trendine bakılırsa da yok olmaya ...
Allah'ın İkizdere'ye bahşettiği vahşi doğal güzellik geçmişte bize acı ve yokluktan başka bir şey vermedi. Ne zaman ki, turizm vesilesiyle İkizdereliye bir şeyler kazandırma aşamasına geldi ki; Dur bakalım baraj yapacağız!..dediler.
"Yapmayın, lütfen turizm altyapısına ağırlık verelim"
Diyenlere; "Vay, sen elektriğe karşı mısın? Ülkenin elektriğe ihtiyacı var" dediler.
İyi de, İkizderelinin de işe ihtiyacı var. Doğduğu topraklarda doymaya, yaşamaya ve ölmeye ihtiyacı var.
Bizim üç nesil aynı mezarlıkta yatma hakkımız yok mu?
Biz göçe mahkum muyuz?
Yaşadığımız ekonomik kalkınma mücadelesi, sosyal yönümüzü zayıf bıraktı. Örgütlü bir toplum değiliz. Ortak meselelerimize sahip çıkabilecek toplumsal reflekslerimiz zayıf. Sularımızı 49 yılığına satanlar da bu yönümüzü çok iyi biliyorlardır. Eminim.
Bugün İkizdere'de yaşayan insanların en önemli sorunu işsizliktir. Kalıcı ve insanca yaşamaya yetecek kadar para getirecek bir iş.
Bu sorun her şeyin önünde tutulmalıdır.
Ve bu sorunu HES yatırımları çözmeyecektir!..
İkizderelilerin devletinden bunu istemeye hakkı vardır. İstemelidir.
İkizderenin nesi varsa İkizdereli için kullanılmalıdır.
Dereleri dahil.
Boysan DEMİRLİ
İKİZDERE DER.FED. YÖN.K.ÜYESİ
|