| |
KAMUOYUNA
BASIN AÇIKLAMASI
Rize’nin İkizdere ilçesinden, Kaçkarların eteğinden “Vadime Dokunmayın” diye bir ses yükselmektedir. Bu sese kulak verilmesini istiyoruz. İtirazımızı tüm bilimsel delillerle ortaya koymamıza rağmen, sesimizi duymak istemeyenler, göz ardı edenler var.
Bizi “çevreci” diye küçümseyenler!
Çevrenin ne demek olduğunu hiç düşündünüz mü?
Çevre; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam diye tarif edilir. Bu tarife göre, çevreci olmayanlara sormak lazım:
Siz nesiniz?..
İkizdere vadisi İkizdereliler tarafından korunarak bu günlere taşınmıştır. O halde, İkizdere’nin kaderi hakkında fikir üretmek, söz söylemek en doğal hakkımızdır.
Enerjinin gerekliliğini hiç inkâr etmedik. Fakat üretilecek küçücük bir enerji miktarına İkizdere feda edilemez. Peki, ne olacak? İkizdere atıl mı kalacak? Hayır!..
Ne olması gerektiğini de söylüyoruz.
Bacasız sanayi turizm…
Herkes elini vicdanına koyarak, İkizderelinin istihdam yaratacak turizm yatırımlarından yana taraf olmasına saygı göstermelidir.
Bizler, doğduğumuz topraklarda yaşamak ve ölmek istiyoruz. Dedelerimizle aynı mezarlığı paylaşmak insani hakkımızdır. Göç etmek istemiyoruz. Geri kalmışlık, unutulmuşluk zincirini kırmak istiyoruz. İkizdere den göçün durmasının ülke ekonomisine sağlayacağı katkı HES ve REG projelerinden daha az değildir.
Önce insanları köyden kentlere göç etmeye mecbur kılan devlet politikaları, daha sonra bu insanlara su getirmek için elektrik getirmek için yine aynı köylerin kaynaklarını da şehirlere taşıyan hükümetler. Uzun vadeli baktığımızda bu komik çözümlerle ülkemizin tümünün homojen bir kalkınma sağlaması mümkün gözükmemektedir. Her bölgenin kendi değerlerini ticari potansiyelini iş potansiyelini, bu değerler üzerinde projelendirmeli ve bölge insanlarını da bu alanda eğitmeli. Bu akılcı ve gerçekçi çözüm ortada iken, siyasetçilerin bunu görememesi bizleri endişelendirmektedir.
Ülkeyi yönetenler İkizdere Vadisini bir “enerji vadisi” olarak gözden çıkarmış olabilirler. Biz çıkaramayız ve itirazımız var. Çünkü bizler, yurdumuzun bu unutulmuş köşesinde, zor şartlar altında yaşamlarını sürdürmüş, İkizdere’yi vatan edinmiş ve bu zor ama bir o kadar da güzel vadiyi bize miras bırakmış insanların çocuklarıyız. Bize bırakılan emaneti gelecek nesillere taşırken atalarımızın kemiklerini sızlatamayız.
Evinin yanındaki ağacı koruyup, kilometrelerce uzaktan, sırtında odun taşıyarak yakacak ihtiyacını karşılamış anaların çocukları olarak, o ağaçların talan edilmesine izin veremeyiz.
Buna rağmen, İkizdere’de üretilmesi planlanan elektrik ülkemizin ihtiyacını karşılayacak düzeyde olsa, her şeyini feda edecek kadar ülkesini seven insanlarız. Fakat “ülkemizin elektriğe ihtiyacı var” sözünün derelerimizi peşkeş çekebilmek için uydurulmuş bir yanıltmaca olduğunu çok iyi biliyoruz.
İkizdere de yapılması planlanan HES ve REG projelerinin İkizdere vadisini nasıl tahrip edeceğini tüm bilimsel verilerle ortaya koymuşken, bizi anlamak istemeyenleri at gözlüklerini çıkarmaya davet ediyoruz.
Nesiller boyu yaşadığımız dünyanın en değerli 200 vadisinden birini korumak, turizm yatırımları ile de insan gibi yaşamak istiyoruz.
Bunu anlamak bu kadar mı zor?
Şu an ki süreçte birikmiş kaynakları ile İkizdere vadisine yatırım yapmak isteyen onlarca iş adamımız bulunmaktadır. Ancak önünü göremeyen üstünden elektrik kablolarının geçip geçmeyeceğini bilmeyen ve arsasının kamulaştırılıp santrallere satılıp satılmayacağını öngöremeyen bu girişimcilerimiz takdir edersiniz ki belirsiz ve riskli olan bu adımı atmaktan çekinmektedir. Oysa bölgenin milli park ilan edilmesi, enerji yatırımlarının başka alanlara kaydırılması ile tüm bu planlanan butik oteller kayak merkezleri yayla ve doğa turizmi dağcılık kulüpleri gibi bir çok alanda yeni tesisler yapılacak istihdam sağlanacak ve kazanan birkaç enerji şirketi değil tüm İkizdere halkı olacaktır.
Savunduğumuz bir bozkır veya bir çöl değil. Küresel ısınmanın, arsenikli suların tartışıldığı, gelecekte su savaşlarının çıkma olasılığının öngörüldüğü bir dönemde, ülkemizde kaç İkizdere Vadisi var?
Bu konun altını çizmek gerektiğini düşünüyoruz. Bu vadide sadece santraller değil su kullanım hakları da satılmaktadır. Yarın bir gün bizlere bu suları da parayla satmayacaklarını nereden bileceğiz?
Sloganlaşmış söylemlerle kamuoyu yanıltılmaktadır. Bu söylemlerden biride “suların boşa aktığı” yalanıdır. Kanımız vücudumuzda boşuna mı akar? Hayır! Bizi besler ve hayatta kalmamızı sağlar.
Derelerimizde vadimizin hayat kaynağıdır. Onlar olmazsa İkizdere de olmaz. Bu yüzden “Vadime Dokunmayın!” diyoruz.
Hayat damarlarımızı kesemezsiniz!..
Bir ülkenin gelişmişlik düzeyinin göstergelerinden biri de, vatandaşların toplumsal meselelere karşı duyarlılığı ve sahip çıkmasıdır.
Bizler “tebaa” veya “kul” değiliz. Türkiye Cumhuriyeti’nin fikir üreten, özgür düşünen ve meselelerine sahip çıkan yetişmiş insanlarıyız. İkizdere’miz ile ilgili bu meseleye de sahip çıkıyor ve “ Vadime Dokunmayın!” diyoruz.
Bu demokrasi ve hukuk mücadelesinden bizi hiç kimse alıkoyamaz.
Savunduğumuz, İkizdere’nin, Rize’nin, Karadeniz’in ve Türkiye’nin çıkarınadır.
Herkesin bu sese kulak vermesini, ön yargılardan, yanlış bilgilendirmelerden kurtulmasını arzu ediyoruz.
Yürüttüğümüz bu mücadelede, bazen seviyesiz, haksız ithamlarla karşı karşıya kaldık. Fakat mücadelemizi asla o seviyeye düşürmedik. Çünkü ne istediğimizi biliyoruz ve haklıyız.
Sıkıştıklarında millet iradesi diye veryansın edenlere seslenmek istiyoruz. İkizdere milletin bir parçası değil midir? Neden iradesi önemsenmemektedir? Yoksa milli irade sadece yandaş paralel politikaların desteklenmesi midir?
Bizler yürüttüğümüz bu mücadelenin sonunda “biz demiştik” demek istemiyoruz.
Tüm toplumsal dinamiklerimizi, ülkemizin nadide değerlerinden biri olan İkizdere Vadisine sahip çıkmaya çağırıyor ve “Vadime Dokunmayın!.. İkizdere Turizmle Kalkınacak!..” diyoruz.
İKİZDERE DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU
İkizdere Derneği tarafından düzenlenen ve Ridos Termal Otel’de gerçekleştirilen İftar sonrası toplantıya İkizdere Derneği Başkanı Kadem Ekşi, Avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu, AKP’li İkizdere Belediye Başkanı Hasan Köseoğlu ile İkizdere Vadisi’nde yer alan 28 köy ve 12 mahalleden vatandaşlar katıldı.
Toplantıda konuşan İkizdere Derneği Başkanı Kedem Ekşi, Vadilerini koruma adına başlattıkları hukuk mücadelesini sürdürdüklerini ifade ederek, iç hukukun tükenmesi halinde konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götüreceklerini belirtti.
16 santral yapılmak istenen Rize İkizdere'de yaşayanların son çare olarak AİHM'ye gidecek
DÜNYADA korumada öncelikli 200 ekolojik bölgeden biri olan Rize’nin İkizdere Vadisi’nde yapılması planlanan hidroelektrik santrallerine (HES) karşı yöre halkının mücadelesi sürüyor. HES inşaatlarının bölgeye zararları konusunda bilgilendirilen İkizdere halkı, iç hukuk yolları tükendiği takdirde konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) götüreceklerini söyledi. İkizdere’nin AKP’li Belediye Başkanı Hasan Köseoğlu da toplantıya katılarak bir konuşma yaptı ve ”Yalnızca karını düşünen özel sektör, çevreyi düşünmeden projeleri gerçekleştirmiş, Bakanlık da enerji ihtiyacını göz önüne alarak projelere onay vermiştir” ifadeleriyle çevrecilere destek verdi.
TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN ZARAR
Toplantıda konuşan İkizdere Derneği Başkanı Kedem Ekşi, 74 kilometrelik İkizdere Vadisi boyunca toplam bin 344 GWH gücünde, 16 regülatör ve Hidroelektrik Santrali inşa edileceğini belirterek, yapılacak HES inşaatlarının vadiye telafisi mümkün olmayan zararlar vereceğini söyledi. Ekşi şöyle konuştu: “Bizler, laf ve iş olsun diye işimizi gücümüzü bir kenara koyarak bu tür bir çalışmanın içinde olmadık. Yola çıktığımızda akademisyenlerin ve bilim adamlarının görüşlerini içeren, vadinin yapısını ortaya koyan raporumuzu hazırladık. Biz ne şan ne ün peşindeyiz. Bizim tek derdimiz yaşadığımız topraklara sahip çıkmaktır. Dünyanın 200 ekolojik bölgesinden biri olan bu vadinin korunması adına bölge halkıyla birlikte ortaya koyduğumuz kararlılığımızı sürdürüyoruz. 74 kilometrelik vadi boyunca alınacak su 55 kilometre boyunca tünellerden geçirilecek. Böylece Vadi çölleşmeye terk edilecek.”
İÇ HUKUK TÜKENİRSE AİHM'E
Vadilerini koruma adına başlattıkları hukuk mücadelesini sürdürdüklerini ifade eden Ekşi, iç hukukun tükenmesi halinde konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götüreceklerini belirterek şöyle devam etti:
“Hiçbir dayatmaya ve ortadaki bilimsel gerçeklere rağmen bu aldatmaca devam edemez. Biz bu mücadeleyi verirken birileri bizi farklı değerlendirdi. İkizdere Vadisi’nin dünyanın koruma öncelikli 200 ekolojik vadisinden biri olduğu gerçeğine kimse gözünü kapatamaz. İkizdere Vadisi’ni üç tane enerji şirketine vererek gözden çıkarmayı düşünenler, bu gerçekler ışığında büyük bir yanılgı ve tarihi bir hata ile karşı karşıya olduklarını hukuken göreceklerdir.”
AKP’Lİ BAŞKAN: İNŞALLAH VADİ ÖLMEDEN
İkizdere’nin AKP’li Belediye Başkanı Hasan Köseoğlu da, toplantıda yaptığı konuşmada ülkenin enerjiye olan büyük ihtiyacı nedeniyle, bölgede gerekli inceleme yapılmadan enerji üretiminin özel sektöre açıldığını söyledi. Köseoğlu, “Yalnızca karını düşünen özel sektör çevreyi düşünmeden projeleri gerçekleştirmiş, Bakanlık da enerji ihtiyacını göz önüne alarak projelere onay vermiştir. Bizim baştan beri söylediğimiz, bu projelerin yanlışlığıdır. Sayın Başbakan’la yaptığım görüşmede bana, ‘Yanlış projeler ve can suyu miktarlarında yapılan hatalar düzeltilecektir’ demiştir. İnşallah bu vadi ölmeden bu hatalar düzeltilir.”
İŞSİZ- GÜÇSÜZ SÖZÜNE DAVA
Toplantıda vatandaşları HES inşaatları konusunda sürdürülen hukuksal mücadeleler konusunda bilgilendiren çevreci avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu, Başbakan Erdoğan’ın Rize gezisi sırasında çevrecilere yönelik söylediği sözlerin hakaret içerdiğini belirterek, kendisine dava açmayı düşündüklerini kaydetti. Okumuşoğlu, “Ben çevreciyim. Çevreci olarak mücadelemi sürdüreceğim. Kendisi çevrecinin daniskasıysa buyursun gelsin birlikte mücadele edelim. Birlikte bu santralleri tartışalım ve hangisi doğruysa onu yapalım. Başbakan’a dava açmayı düşünüyoruz. Bizim her birimiz işi gücü olan insanlarız. İşsiz güçsüz değiliz. Bu bir hakarettir” diye konuştu.
GÜYEYSU'DA İPTAL EDİLDİ
Bu arada İkizdere Derneği Başkanı Kadem Ekşi, Rize’nin Güneysu ilçesinde yapılması planlanan 5 adet HES inşaatının, Belediye Başkanı’nın girişimleri ile iptal edildiğini belirterek, ”Güneysu’da Başbakan var. Onlar problemlerini halletti, diğer ilçeler ne olacak? Diğer ilçeler bu yıkım, tahribat ve doğa katliamıyla mı yaşayacak? İnşallah Güneysu’nun yaşadığı bu bayram sevincini biz de yaşarız” dedi.
(dha)"
|
|